sınırların ucunda uçmak...
21 Aralık 2006 Perşembe

Bayılıyorum siyah beyaz resimlere. Oy oy oy aslında fazla bayılmıyım. İhtiyarlığımızın göstergesi siyah beyaz resimler :)
Yaaa....... Yaşlanıyoruz işte. Bakın ben o en tepedeki acayip saçlı olan çocuğum. Diğer acayip saçlı bi aşağıda ablam ve benim sarı versiyonum. Allah'ım inanmıyorum. Hep aynı giyinirdik. Ablamın kucağında ağlayan amca oğlu; kız gibi güzel. Ayakları yere basan hanım kızımız -ki hala ayakları yere basar- en büyük ablam. Sol tarafta büyük kuzen ve sırtında elinde şeftali olan tek erkek kardeşim şişko:) Gerçi şu anda iskelet gibi. Sağdaki kuzen abinin yüzüne ne olmuş bilmiyorum. Birisi yırtmış resmi...
Ablamla benim üzerinde olduğumuz şeftali ağacı hakkın rahmetine kavuştu. Ama arkadaki ağaçlar hala durur. Armut, elma, muşmula, kiraz, erik, vişne, incir, ceviz, kivi (bu yeni moda meyve biz çocukken yoktu:)) Ve ben bu ağaçların gölgesinde büyüdüm. (6 yaşına kadar)
En çok armut ağacını severdim. Bal armutu. Minik minik olur. Ağaca çıkar meyveleri hiç koparmadan dalında ısırırdık kuşlar gibi. İşimiz bitip karnımız şiştiğinde; ağaçta bir sürü yenmiş armut olurdu. Ve babaannemin sesi duyulurdu biryerlerden. "Cinsine deduklerum. Yumurcak vursun size. Haçan gelirum oraya. Enun aşağa deyirum." (Acil tercüme : cinsine dediklerim, cin çarpsın sizi, oraya bir gelirsem. İnin aşağı diyorum.) Tabi biz yukarda kikir kikir. Allah rahmet eylesin babaannem ağaca çıkamazdı. Son çıktığında incir ağacından düşmüş ve beli mi ne kaymış, kamburdu zaten. Çocukken bana biraz ürkütücü gelirdi onun bu hali. Canım Nineciğim, yattığın yerler nur olsun. Çok çektirdik sana. Dedem de bi dünya. Eski insanlar taşa, toprağa, dala, yaprağa aşıkmış. Kıymetini biliyolarmış Yaratanın kendilerine bahşettiklerinin. Biz dahi olsak affetmezdi zarar vereni. Ağaçta bir dal mı kırdın bil ki onun kolunu kanadını kırdın. Zamanın birinde komşusu kendi bahçesinde bir ağacı kesicek olmuş; dedem adamın baltasının sapından vurmuş. Hadi kes kesebilirsen. Ve yine bizim evin önünde selvi ağaçları vardı. 3-4 tane peşpeşe. Belediye yolu genişletecek. Kaldırım yapacak. E ağaçları kesmesi lazım. Kestirmedi. Ve dedem rahmetli olana kadar o ağaçlar ordaydı.
Dedemle ve köyümle ilgili o kadar çok şey var ki anlatmaya değer.
Hakkıyla anlatabilirsem ne mutlu bana.
-BAŞLANGIÇ-
Etiketler: hatıra
calikusu 12/21/2006 12:18:00 PM
11 Comments:
mekanları cennet olsun ikisininde.
ama senin saçlar harbi garip. kızmak yok ama taş devrinde beti var belki bilirsin barni nin karısı aynı onun şaçlar gibi :)))
hahaha niye kızayım yahu. Haklısın :)
Ama biz ailecek fred'le, wilma'ya daha çok uyuyoruz :)
Ne güzel ailenin büyüklerinle haşır neşir olan anıların var.Benim dedeler nineler annem ve babamın çocukluklarında ölüp gitmişler.Allah yattıkları nur etsin.Bir tek anneannemi hatırlıyorum :( ancak eşimin babaannesiyle bu hasretimi dindirdim.Eşim 42 yaşında babannenin kaç yaşında olduğuna dair bir bilgi yok savaşları anımsıyor :D Gençlik hikayelerini arada anlattırdım onlarda dala yaprağa aşık imişler.Şimdi ki nesil sadece yemeye gelmiş üretken değiller diyor..Öperim canımcım..
Doğru demiş ninecik.
Devir öyle bir devir ki insanlara değer verilse öpüp başına koycan.
Değil ki çiçeğe, böceğe...
Yine beklerim..
valla betimi wilma mı artık ne dersen o saçlara:)))iyiki kocan o halini görmemiş :D yinede çok tatlıymışın:)
insanın gülümseyerek hatırlayacağı anıları olması o kadar güzelki anlatırken o anı yaşamak bile bi o kadar güzeldir....
Hahaha:)))))
Benim komik kuzenm.
Kocam o halimi şimdi görüyo ya.
O halimi gördüğünde deyip dediği de şu: Cadıya bak cadıya. Daha o zamandan belli ne cadı olacağın.
Ama durun ben size hanım hanımcık pozlarımı da yayınlıyım:))
hanım hanımcık mı bi yanlışın olmasın sakın :D
Hoşgeldiniz...Kendi evinizdeymiş gibi davranın...
.....................................
Çok hoşuma gitti bu! Güzel bir giriş :)
green&green : Canım benim hemen yukarıda senin için :))
sevda sözleri : Yine bekleriz...
dediğin gibi eski insan lar gibisi yok ama resim cok orjinal. bende cook severim resimleri bazen zaman tünelinde gezmek insana huzur verir bana verdiği gibi. baktıkca gülerim
Kayhanoviç : Her resmin bir hikayesi vardır. Olamadıkki fotoğraf sanatçısı insanların hikayelerini resmedelim :( Biz de yazıyoz işte böyle :)
Yorum Gönder
Links to this post:
Bağlantı Oluştur
<< Ana Sayfa