sınırların ucunda uçmak...

20 Aralık 2006 Çarşamba

Hapşırık

Malum kış geldi. Hapşıran hapşırana. Bizim evde de hapşırık tartışmaları ilk griple birlikte start aldı.
Öncelikle konuya bilimsel yaklaşalım sonra dalga geçeriz. Yapılan araştırmalara göre hapşırığın kalbe iyi geldiği açıklandı. Hapşırma sırasında oluşan basınç, kalp damarlarına yoğun kan pompalıyomuşta efendim onun için kalbimiz hapşırığı seviyomuş. Eğer tansiyon hastası değilseniz ve bayılma gibi bir riskiniz yoksa hapşırarak sağlıklı bir kalbe kavuşabilirsiniz. Bu da demek oluyor ki hapşırın hapşırabildiğiniz kadar.
Hapşırık esnasında kalbimiz de dahil bütün vücut fonksiyolarımızın durduğunu, hapşırığın 70 km hıza ulaştığını, hapşırığını tutmanın
felç, sağırlık ve başka ciddi rahatsızlıklara sebep olduğunu, hapşırırken göz kapaklarımızı açamamamızın gözlerimizin yuvalarından fırlamasına engel olduğunu az çok hepimiz biliyoruz.
Biliyoruz bilmesine de bi insan bu kadar da rahat hapşırmamalı ya. Sevgili eşimden bahsediyorum. Kendisi bütün zamanların en iyi hapşırıkçısıdır. Sağlıklı olcak ya. 70 km hız yapan hapşırık onun bedeninden nosla çıkıyor sanki. E bu faydalı bişey niye bunu büyütüyorum dimi?

Tamam faydalı faydalı olmasınada e ellerini tutsun canım ağzına. Bu kadar da sağlıklı olunmazki. Bu kadarını benim ruh sağlığım kaldırmaz ki. Tüm zamanların en iyi hapşırıkçısı olan eşim aynı zamanda tüm zamanların en iyi bilim adamıdır (!)
-Haaaaaaaaaaaapşuuuuuuuuuuu!!!!!!!
-Yaaaaaaaa!!!!!!!!!...
-Nee?? Yine ne oldu?
-Ya hayatım; kapa şu ağzını diyorum benide mi hasta etçen?
-Hasta mı? O niyeki?
-Mikropların havada asılı kalabilme özelliği vardır ve sen onları evin her köşesine asıyosun. Hasta olmamam mucize.
-Bak işte yanlış biliyosun.
-Pardon neyi yanlış biliyorum??
-Mikropları... Bilmiyosun. Hapşırırken kendini tutmıcan. Hapşırcan hapşırabildiğin kadar.
-Kendini tutmasan da ellerini tutsan en azında ağzına nasıl olur?
-Olmaz!
-Nedenmiş?
-Şimdi ben hapşırdım. Ellerimi tutum ağzıma. Ne olcak. Bütün mikroplar ellerimde. Toplu halde. Ben ne yapıcam.
-Gidip ellerini yıkıcan...
-Ben de onu diyorum. Ellerimi yıkamaya giderken kapıyı nasıl açıcam? Ya musluğu? Nereye tutsam mikroplanıcak.
-Dirseğinle falan açsan.
-Yavrum ya akrobatlık mı yaptırcan bana bu yaştan sonra. Ben hep seni düşündüğümden. Sen hasta olma diye. Bak. Bilmiyosun. Hapşırırken salıcan kendini. Relaks olucan. Açıcan şöyle hapşırığın önünü ferah ferah. Hem öyle senin sandığın gibide mikroplar havada asılı falan kalmıyo. Ninja mı bunlarcanım. Ben onları ayrıştırıyorum. Saçılsınlar havaya, uzak kalınca çoğalamazlar... Ölürler... İyi tanırım ben bu mikrop milletini.:)))

İşte böyle...

Yarı şaka yarı ciddi bir atışmamız. Yine o galip. Bense gülüyorum sadece.

-Dahi misin nesin?
................
................
not:resim buracıktan alıntıdır

Etiketler:

calikusu 12/20/2006 02:13:00 PM

13 Comments:

enişteciğimiz bu engin bilgileriyle bizi aydınlattığı için benim adıma kendisine teşekkür et lütfen:)))bende gördüğüm tedavi öncesinde epey hapsıran biriydim madem bu kadar saglıklı artık tedavi falan görmicem:))

Çarşamba, 20 Aralık, 2006  

ya ben bisürü bişey yazmıştım çıkmamış :/
ben her defasında 3 defas hapşırıyorum ama rekorum 6 ve hala onu geçmeye çalışıyorum :))

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

Ninja mı bunlar canım kısmına bayıldım :D ahaha çok iyi ya tuttum ben bunu :D

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

gözünü kırpmadan hapsurana benden bir yat birde kat üstüne araba:)

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

aaaa bir İzmitli daha.
merhaba.:))
hapşırıkla gelen mikroplar karşı kıyıya ulaştı da onun için haberim oldu :))

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

ben cok severim hapsirmayi..günese alerjim olmasi sebebiylee bolbolda hapsiiii hapsii modundayim...ama bunlari bilmiyodum..ben azcik kalp hastasiyim..bana zararli olduguu bilmiyodum...cok sasirdimmm


bu arada dialog süperrr...ne diyim harikasinizzz....
bol hapsili bol sohbetli günlerrr :))

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

yaniii kuzeeen...
yani eniştemizle hapşirik muhabbetin çok bilgi yüklü. bizde böyle değil. eşim hapşıdığında ki aynı şekilde 3 tane peşpeşe olur hep. ani olduğundan o hapşırdıktan sonra ben küçük dilimle meşküül olduğumdan ( onu saklandığı yerden çıkarmak için ) böylesi muhabbetlere hiç girmedik giremeyecezde.

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

green&green: kuzencim kişisine göre değişiyomuş sağlıklılık olayı. Enişten selam eder.
ashkar: Yazdıklarının kaybına üzüldüm bana olunca gıccık oluyom. Çokyaşa x 6
vecihe: Biz de daha neler var.:)
Kayhanoviç: Bununla ilgili bir animasyon görmüştüm. İnşallah bulur ve yayınlarım da senin yat, kat için sı-raya gireceklere bi uyarı olur.
Yağmur damlası: Hoşgeldiniz... hoşgeldiniz... Yine bekleriz efem..
Optio: Ya ben yanlış bir bilgi vermek istemem. Kaynak açıklıyorum
http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/haber.do?haberno=175845
Rengarenk: Ne 3 tane peşpeşe mi? Ah enişte bizim yanımızda hapşırmaz ki öyle... Hapşırsa bak gör sen o zaman muhabbeti.

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

...Kayhan da bilimsel yaklaşmış olaya; üstelik ödül bile koymuş:D
ben tutarım hep hapşıracağım zaman. bahsetmiş olduğun uyarıyı çok aldım dışarıdan; "utma,tehlikeli"diye ama ne yapim dayanamıyorum. ben çok şiddetli hapşırıyorum, tutmazsam boğazım yırtılacakmış gibi ağrıyor hapşırırken:( aslında tam tuttuğumda söylenemez, basıncı azaltma diyelim biz; ağız bölgesinde biriktirirken son demlerinde bırakıyorum dışarıya diyelim;).herkes aynı değil ama hapşırırken; kimilerinin ki o kadar kibar ki...hip si, hep si şeklinde ünlemlerle çıkıyor ağızdan:))
benim de bugünlerde öksürük derdim var yaaaa...3 hafta önce gribal enfeksyon geçirdim. hastalıktan eser yok ama öksürük duruyor. sanki bir şey boğazımı gıdıklıyor ve ben de dayanamayım öksürüyorum:(
neyse bunların hepsi vücudun savunma mekanizmaları:)) hapşırabiliyorsan ya da öksürebiliyorsan sağlıklısındır;)

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

Sevgili Arkadaşım,
annemin vefatı dolyısıyla bırakmış olduğunuz nazik mesaj için çok teşekkür ederim. Sevgilerimle

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

halil: imamın dediğini yap. yaptığını yapma. bende tutarım hapşırığımı:))

one ben bir sey: Sevgiler...

çalıkuşu: ne çok konuşuyon sen kıs

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

yav kendi kendine bu kadarda alenen vecap verilmezki çalıkuşu !!!!!

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

:)))))) özeleştiri yapıyoz kuzencim

Perşembe, 21 Aralık, 2006  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa